Ferrari Austin’de eleme seansında aniden duraksayarak tüm dikkatleri üzerine çekti ve hayranlarını şok dalgasına uğrattı.
Ferrari Austin’de bekleneni veremedi
Charles Leclerc Cuma antrenmanlarında en hızlıydı. Lewis Hamilton ise Cumartesi sabahı en iyi turu attı. Takım eleme seansında aynı hızı bulamadı. Q3’te ilerleme kaydedemedi. Austin pistinde Ferrari’nin antrenman temposu rakiplerini geride bırakırken eleme günü beklenmedik bir düşüş yaşandı. Takım yetkilileri pist koşullarının ani değişimini gerekçe gösterse de iç kaynaklar daha derin sorunlara işaret ediyor. Takım içinden bir üst düzey mühendisin paylaştığı bilgilere göre, araçta Q3 için hazırlanan yeni süspansiyon ayarları lastik ısınmasını yavaşlatırken arka kanat yükünü artırdı ve bu da düzlük hızını 4 km/s düşürdü. Ferrari bu sezon boyunca özellikle uzun mesafe turlarında güçlü görünse de kısa tur temposunda tutarsızlıklar devam ediyor. Leclerc ve Hamilton’un farklı yorumları takım içi uyumu da etkiliyor. Eleme performansı düşük kalan araç yarış stratejisini doğrudan zorlaştıracak çünkü grid sıralaması yakıt yükü ve lastik seçimini sınırlıyor.
Antreman temposu ve eleme farkı
Ferrari Cuma günleri en hızlı araçlardan biri olarak görülüyordu. Leclerc her iki seansta da zirvedeydi; FP2’de 1:32.487’lik tur zamanıyla McLaren’in 0.312 saniye önünde yer aldı. Hamilton’un FP3’teki en hızlı turu ise Leclerc’in turunun silinmesinden sonra geldi ve 1:33.112 ile en iyi ikinci zamanı getirdi. Bu durum takımın potansiyelini gösterdi. Ancak eleme günü aynı ilerleme sağlanamadı. Q3 geçişi sınırlı kaldı; Leclerc 1:34.892, Hamilton ise 1:35.104 ile 7. ve 8. sıralarda kaldı. Antrenmanlarda elde edilen avantaj lastik ısınma ve aerodinamik denge sorunları nedeniyle elemede kayboldu. Lastik ısınması neden kritik? Çünkü COTA’nın düşük tutuşlu asfaltı lastiklerin çalışma sıcaklığına ulaşmasını 2-3 tur geciktiriyor ve bu da ilk sektörde 0.4 saniye kayba yol açıyor. Aerodinamik dengesizlik ise yüksek hızlı 11. virajda araçın önden kaymasına neden olarak viraj çıkış hızını düşürüyor; sonuçta yarışta üst üste tur atma kabiliyeti azalıyor ve rakip araçlarla mücadele zorlaşıyor.
Takım mühendisleri Q1 ve Q2’de araç ayarlarını optimize etmeye çalıştı ancak rüzgar yönündeki değişim ve pist sıcaklığı beklenenden fazla etkiledi. Rüzgar 8 km/s’den 22 km/s’ye çıkınca SF-24’ün dengesi bozuldu. Bu faktörler Ferrari’nin tur zamanlarını olumsuz yönde etkiledi. Rakip takımlar McLaren ve Red Bull ise aynı koşullarda daha tutarlı sonuçlar elde etti; Norris 1:33.844 ile Q3’te 3. oldu.
Sürücülerin açıklamaları
Leclerc ve Hamilton’un bu sonuçla ilgili farklı görüşleri var. Her ikisi de aracın neden beklenen adımı atamadığını kendi açıdan değerlendirdi. Leclerc pist koşullarına ve lastik davranışına dikkat çekti: “Arka lastikler Q3’te 8 derece daha soğuktu, bu da tutuşu doğrudan etkiledi.” Hamilton ise farklı bir teknik noktaya odaklandı: “Motor haritalamasındaki gecikme 0.15 saniye kaybettirdi, özellikle 12. viraj çıkışında güç dağıtımı yetersiz kaldı.” Bu görüş ayrılığı takım içi analiz sürecini etkiliyor. Eleme performansı yarış stratejisini de doğrudan belirleyecek. Leclerc özellikle arka kanat ayarının yetersiz kaldığını belirtirken Hamilton motor gücü dağıtımındaki gecikmeye vurgu yaptı. İki pilotun farklı yaklaşımları COTA’daki hafta sonu boyunca devam eden tartışmaları beraberinde getirdi ve Cumartesi akşamı yapılan 45 dakikalık teknik toplantıda bile uzlaşma sağlanamadı.
Pist ve sezon bağlamı
Austin pisti yüksek hız ve uzun düzlüklerle bilinir. Bu özellikler DRS kullanımını kritik hale getirir. Ferrari’nin antrenman temposu bu pistte avantaj sağlıyordu. Eleme günü ise bu avantajı koruyamadı. Takım artık yarış günü için ayar değişiklikleri üzerinde yoğunlaşıyor. 2024 sezonu boyunca Ferrari’nin eleme istatistikleri rakiplerine göre geride kaldı; 23 eleme seansının sadece 7’sinde pole pozisyonu aldı. SF-24’ün bu tutarsızlığı, özellikle sezon finaline yaklaşırken şampiyonluk hesaplarını zorlaştırıyor çünkü sıralama dezavantajı puan kaybına yol açıyor.
Güçlü F1 Yorumu
Ferrari’nin Austin elemesindeki çöküşü, takımın kronik eleme zafiyetinin artık görmezden gelinemeyecek kadar bariz hale geldiğini gösteriyor. Leclerc ve Hamilton’un çelişkili açıklamaları yalnızca teknik bir uyumsuzluk değil, aynı zamanda yönetim katındaki belirsizliği de yansıtıyor. McLaren ve Red Bull gibi rakipler aynı pist koşullarında istikrarlı sonuçlar üretirken Ferrari’nin her hafta sonu “ayar denemesi” bahanesiyle geride kalması kabul edilemez. Bu performans, 2025 araç tasarım sürecini de doğrudan etkiliyor çünkü eleme temposu olmadan uzun mesafe üstünlüğü şampiyonluk getirmez. Takım patronu Fred Vasseur’un acil bir strateji revizyonu yapması şart; aksi takdirde Ferrari, sezonun kalanında grid ortalarında sıkışıp kalacak ve hayran kitlesinin sabrı hızla tükenecek. Net olan şu: antrenmanlardaki parlaklık, eleme günü gerçek bir sonuç üretmiyorsa o parlaklık sadece illüzyondan ibaret kalır.








